İngilizce-Türkçe
| Item | Means |
|---|---|
| demand loan |
vadesiz borç (istenildiğinde hemen ödenmesi gereken borç)
|
| demand pull |
sanayide arzdan daha çok talep olması
|
| demand pull inflation |
bir ekonomide fiyat artışlarının talebin arzdan aşırı olması sonucu meydana gelmesi
|
| demand pull measures |
talep artması karşısında alınan önlemler
|
| demonetization |
değerden düşürme, tedavülden kaldırma
|
| demurrage |
demuraj
|
| denationalization |
özelleştirilmek
|
| DEP ? departure | |
| departure (DEP) |
hareket saati
|
| depletion |
azaltma, tüketme
|
| deposit |
mevduat, peşinat
|
| deposit account |
mevduat hesabı, vadeli hesap
|
| deposits |
banka mevduatı
|
| depreciated cost |
birikmiş amortismanlar düşüldükten sonra kalan değer
|
| depreciated value |
birikmiş amortismanlar düşüldükten sonra kalan değer
|
| depreciation |
amortisman, değer kaybetme, aşınma payı
|
| depreciation expense |
amortisman giderleri
|
| depressed |
durgun (piyasa)
|
| depressed market |
durgun piyasa
|
| depressed price |
(borsa) düşürülen fiyat
|



