İngilizce-Türkçe
| Item | Means |
|---|---|
| ship in distress |
batma tehlikesinde olan gemi
|
| ship transport |
deniz yolu ile taşımak
|
| shipment |
sevkiyat
|
| shipment (shipt.) |
sevkiyat
|
| shipment contract |
sevkiyat sözleşmesi
|
| shipment sequence no |
yük sıra no
|
| shipped bill of lading |
yükleme konşimentosu
|
| shipped for exportation |
ihracat edimek üzere yüklenmiştir
|
| shipper |
1-nakliyeci, siparişi alıp gönderen, taşımacı 2-gönderen
|
| Shipper's Load an Count |
Konişmetonun üzerine konan ve malın yükletenin sayım ve beyanına göre yazıldığını gösteren kayıt
|
| shippers name and address |
taşıyıcının adı ve adresi
|
| shipping |
nakliye
|
| shipping document |
sevk vesaiki
|
| shipt ? shipment | |
| shopping center |
alış veriş merkezi
|
| shopping mall |
alışveriş merkezi(avm)
|
| short bill |
kısa vadeli poliçe
|
| short form bill of lading |
kısa konşimento, arkası boş konşimento
|
| short position |
açık pozisyon
|
| short selling |
açığa satış, yoktan satış
|



